Quote 10 Feb 4 notes
Darmadağın ve karanlığım. Nefes almayı dahi haketmediğimi düşündüğüm anlar oluyor. Kimsenin beni göremeyeceği bir yere gitme isteğimin sebebi ise yaşamayı sevmem ama insanları sevmemem.
— Kafka Park - Ali Kaan Karaakın (via yazmaklaalakali)
Text 10 Feb

Kim olursa olsun, ister arkadaşın, ister sevgilin, ister aile üyen, ister kardeşin, ister annen, ister baban, ister çocuğun…
Kim olursa olsun; sadece kötü gününde yanında olan, umutsuzluğundan, acından, üzüntünden beslenen…
Hayatında iyi giden birşeyler olduğunda “kem küm” edip, duymamazlığa gelen, dahası kötü günün kadar canla başla yanında olmak için gayret göstermeyen kim varsa allah rızası için, kendiniz için, akıl sağlığınız, ruh sağlığınız için bir an önce bırakın gitsinler… ha sizi bırakmıyorlar mı? O zaman insiyatif alın, siz onları bırakın. İlla kavgayla kötü sözle kırıcı lafla değil.
Bak şu kadar basit ” Sen benden alıyorsun, benim benliğimden, hayattaki neşemden, kendimden… daha fazla buna müsade etmek istemiyorum, ve benim hayatıma neşe getirecek, kötü günüm kadar iyi günümü de kaldırabilecek insanlarla olmayı seçiyorum”
İnsan dediğin; iyi gün ile kötü günü ayırmaz. İnsan dediğimiz varlık iyiyi de kötüyü de aynı anda besler çünkü.
Hayatın kendisi bu kadar kompleks ve hayranlık uyandırırken; gelin siz de kendinize hayran olacağınız birşey yapın ve hayatınızı basitleştirin…
Dünyada ne kadar arkadaşın, sempatizanın, fanın olursa olsun…, insanın en kıymetlim dedikleri gerçekten bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar… Gerçekten kafa yormaman zaman harcamaman gereken durumlar ve insanlar ile debelenerek, onları ihmal etmeyin…
Sevgiler

Text 20 Jan Hemen - Şimdi - Şuanda !

Hayatındaki insanlara zaman ayır hemen-şimdi-şu anda!, mazeretler göstermek, bahaneler yaratmak, kaçmakla ancak ve ancak zamanını boşa harcıyor ve önündeki güzellikleri kaçırıyorsun.
Onları aramadığın için hayıflanan, şikayet eden ailene bugün biraz zaman ayır.
Uzun zamandır görüşmeye fırsat yaratamadığın (kısaca yaratmadığın) dostlarına ve arkadaşlarına bir telefon et, güzel bir kahve ile tatlıya bağla kalp kırıklıklarını.
Sürekli dertlerinden, hayatın onu nasıl yorduğu ve kötü üttüğünden bahsedip “kurban” rolü oynayan kişilere bugün HAYIR de, etkilenme söylediklerinden.
Uzun zamandır kendine zaman ayıramadıysan bugün biraz da olsa şımart kendini, uzun zamandır aklında olan birşey ile ilgili aksiyon al.
Ajandanda bekleyen işler sen onlara vakit ayırmazsan kendiliğinden hallolmayacaklar, ve ne kadar ertelersen sana ileride o kadar ayak bağı olacaklar :) o yüzden şimdi harekete geç ve teker teker sırasıyla ve güzel bir programlamayla bu işlerini tamamlamak için gerekli adımları at.
Bugün güzel gözlünü, mis kokulunu, neşe saçan, mutluluk ve huzur veren kalbini ihmal etmişsen eğer, ona daha çok zaman ayır ve onunla ilgilen.
Mahallendeki - semtindeki daha önce sürekli karşılaştığın, fakat ya telefonunla ya da kafanda başka şeyler ile debelenip durduğundan bir tatlı tebessüm edemediğin, selam veremediğin kişileri şaşırt bugün:) bunu yaparken şunu hatırla; bunu yaparken en çok kendini şaşırtacaksın, ve senin enerjin onları da aynısını yapmaları için teşvik edecek.
Kısacası bugün %100 ol kendinle ve yaptığın herşeyde!
Gün senin için şuanda burada.
Ve hayatının her bir günü harcayamayacağın kadar değerli!! :)
Hemen Şimdi Şuanda yaşamaya başla!
Sevgiler…

Text 14 Dec

İçine akıttığın dünyanın her zerresi, sana sırtını dönmekle kafayı kırmışsa; adaletin de yeri vardır deyip derin nefesler alıp vermelisindir belki de…
Kavga çıkarmak, sataşmak, laf sokmak, zeytinyağı gibi üste çıkmak, son sözü söylemek, testlere tabi tutmak, fazlasıyla kişiselleştirmek gibi davranışlar sergileyen ruhu kirlenmiş ve çizgisini, insanlığını kaybetmiş insanoğlu değildir belki de suçlu olan…?
Belki de suçlu bile yoktur.
“Olması gerekenler” ve “Olanlar” arasındaki o ince çizgideki kara mizah da bundan böyledir ki, sorgulamaya fırsat verilmeyecek kadar göz önünde ve hakikate bağlıdır…
Bulunduğun an’da.

Quote 9 Dec

“Gönlün ne kadar büyük olursa olsun, o görünmez nesne ile doludur.

Yüreğin mutluluktan dolup taşınca, ona istediğin adı ver;

Mutluluk, sevgi, gönül, ışık, Tanrı…

İsim gürültüden başka bir şey değildir.

Göklerin ihtişamını bizden gizleyen bir sistir…” Goethe

Text 15 Nov Uzaklaşıyorum.

İnsanlar o kadar talepkar, bencil ve taker modundalar ki, ne yaparsam yapayım hiçkimseye yetmeyecekmiş gibi hissediyorum.
Normalden 5-6 kat daha fazla üzerime geliyorlar.Beni kendilerince bir “aile” müessesesi altında maaşlı elemanmışçasına çalıştırıyor, ben ufak bir serzenişte bulununca da, ne kadar hayırsız, sevgisiz, nankör, bencil, merhametsiz, vicdansız bir insan olduğum tanımını yapıyorlar.
Oysa ki ben biliyorum…
Ben çok sevgi dolu ve değerli bir kadınım.Ben yeterli ve güvenilir olanım. Kendi doğrumu ve tavrımı doğru zamanda ve doğru yerde ortaya koyabilen biriyim.
Şimdi şöyle ki; ben bugün biraz moody biraz hüzünlü ve de biraz duygusal olabilirim…
Sürekli hassassın ya da sorunlarını paylaşıyorsun diyenlere şu lafım: sen benimle mutsuzluğumu paylaşamazken nasıl mutluluğumda yanımda olabilesin ki?
Belki de kaçmak istiyorum…
Uzaklaşmak…
Siktirip gitmek ya da temelli…
İnsanlar korkuyorlar bir daha dönmeyeceğim düşüncesinden.
Vay be diyorum. Bu kadar değerliymişim meğersem.
Ne kadar acı, insanların hakettiğim değeri ve ilgiyi beni kaybedeceklerini düşündükleri zaman bana vermeye başlamaları…
Çok yoğun duygular yaşadığım hayatı ve insanları sorguladığım bu dönemde evet ben hassas ve duygusal bir kadınım.
En önemlisi kendinin farkında ve bilincinde olan bir kadınım.
Ve ben uzaklaşıyorum
Her gün biraz daha fazla
Her gün bir milim daha
Beni suçlayanlardan
Kendine bakamadan beni eleştirenlerden
Taker lardan
Negatif insanlardan
Samimiyetsiz arkadaşlardan
Boş konuşmalardan
Saçma toplaşmalardan
Beni daha da yalnızlaştıranlardan
Uzaklaşıyorum.

Quote 18 Oct
Saat sabahın 4’üne geliyor ve ben… Bir dejavu yaşıyorum.
Şalterler atık, elektrikler kesik, evde kimse yok… Çok az sıcaklık çok az nefes.
Nowhere to be found…
Text 12 Oct Öfkeye Müebbet

Başlamadan biten herşeye inat,
Sen hep tekrardan başlayacaksın hayata.
Hiç bir yarımlık gözünü korkutmayacak,
Kimsenin dediğini umursamayacaksın.
Varsın; ruhu “orospu” olmuş desinler hiddetten,
Hayatta orospuluk da var diyeceksin.
Varsın; beş para etmezlerle zamanını geçirir desinler,
Karaktersizim allahına kadar diyeceksin.
Emeğin, fedakarlığın, inancın ve farkındalığın anlamını bilmeyenler çıkacak hep hayatta karşına,
Sen o kendini bilmezlerin dedikleriyle bildiklerinden de şaşmayacaksın asla.
Gerekirse iki kuru incir yiyeceksin sabah kahvaltısı niyetine de,
Muhtaç olmayacaksın gururdan, benliğinden iştahı kabarmışların sahte merhametine…
Gerekirse kimsecikler kalmayacak etrafında da, eyvallahın da boyun borcun da olmayacan hiç bir kula.
Seni uykundan edeni de bağrına basmayacaksın,
Her sabah uykundan uyanmayı istemeyeceğin kadar seni güçsüzleştireni de.
Var olduğunu sandığı gücüyle sana dikleneni değil de,
Seninle, senden güç alanı öpeceksin alnından.
Üç kuruşluk dünyada bir gram ilgi uğruna dayanmadığı kapı, aramadığı insan, yanaşmadığı kimse kalmayanı değil,
Bunlara ihtiyaç duymayacak kadar seni yaşayabilecek olanı karşılayacaksın hayatında.
Tepelerden minik bir dağ yaratanı değil de,
Dağları ufaltabileni alacaksın koynuna; öpeceksin uzun uzun, seveceksin boylu boyunca, huyuyla suyuyla, toprağıyla… Eğrisiyle, doğrusuyla.
Ölümde de doğumda da, başarında da başarısızlığında da, inancında da inançsızlığında da iç sıkıntında da yanında dosdoğru durabileceklere dağıtacaksın paşa gönlünü.
Savunduğun şeyler uğruna kafa koymuşken bir yola,
Burnunun dikine de sahip çıkacaksın gerekirse.
Sen yalnızsın…
Bak; dipsizce, yadsınamaz ve karşı konulamaz derecede yalnızsın da,
Marifeti seni daha da yalnızlaştırmak olarak görmeyen ruhlara kendini adayacak, onlarla büyüyeceksin.
Kısacası eğer sen kendince yaşıyorsan,
Kendince yaşamaya devam edeceksin.
Ne bir su, ne bir nefes, ne bir nefs…
Ne bir işaret, ne bir arpa boyu, ne de bir mürekkep lekesi…
Beklemeyecek, bekletmeyeceksin.
Sen görmek istediklerini görüyorsun
Bak; onlar görmek istediklerine inanıyorlar.
Onların olamadığı-olamayacağı herşey için seni suçlamalarına, moralini bozmalarına, seni kötü ütmelerine, alaşağı etmelerine izin vermeyeceksin.
Ne arıyorsan etrafında,
Etrafın yalan.
Hepsi sende var.
Ne görüyorsan, onu görmeyi seçtiğin için yaşıyor, deneyimliyorsun.
Neyi kabul eder, neye inanırsan; seni yolundan vazgeçirmeye çalışacak herkese, herşeye bir çizgi çekecek ve ” bu hayatı ben yaşıyorum” diyeceksin.
Kırıklıklarından, kırgınlıklarından, kızgınlıklarından, umutlarından, beklentilerinden, güçsüzlüklerinden, yorulmuşluklarından, korkularından, vitrinlerinden, şablonlarından, üşengeçliklerinden, işine gelmemişliklerinden, egolarından; önünü göremeyecek kadar başkalaşmış ruhlara denk gelirsen eğer bu hayatı yaşarken,
“Bu” onların yolu deyip, yargılamayacaksın.
İnsanları olduğu gib kabul etmeye çalışacak,
Onlara alan tanıyacaksın.
Kırıklıklarından, kırgınlıklarından, kızgınlıklarından, umutlarından, beklentilerinden, güçsüzlüklerinden, yorulmuşluklarından, korkularından, vitrinlerinden, şablonlarından, üşengeçliklerinden, işine gelmemişliklerinden, egolarından; önünü göremeyecek kadar başkalaşırsan eğer hayatında;
Öfke nöbetleri, ağlama krizleri, manik çıkışlar yaşayıp kendini harap etmekten vazgeçecek,
Kendinden, benliğinden çıkmayacak,
İnsanların görmek istediği sen-den ziyade,
Sadece SEN olarak kalacak,
Kocaman, koskocaman olan SEN’i yaşatacaksın.
Öfkeye müebbet istetmeyecek,
İnsanlığına mahkumiyet vermeyeceksin.
Bir gün bir seçim yapmak zorunda kalırsan eğer; önce kendinden çıkacaksın, kendini de tekrar böyle bulacaksın.
Aynaya bakmanın gereksiz olduğunu da,
Her gün etrafında bulunan insanlar ile anlayacak,
Kendinin tek dostunun da düşmanının da yine sadece KENDİN olduğunu deneyimleyeceksin…
SEN insanca, sevgiyle, kendini kaybetmeden, değerini-sevgini-saygını hiçe saymadan yaşamaya devam edecek gerektiğinden kendine dışarıdan bakabilecek ama EGO nun kurbanı olarak hayatını fütursuzca harcamayacaksın.
Pek azının başarabildiği şekilde İNSAN kalacak, İNSANLIĞININ sorumluluğunu da sen alacaksın…
Sevgiye müebbet hep derin bir nefes alıp,
3’ten geriye doğru şimdi…,
3
2
1
yeniden-
BAŞLAyacaksın.

Quote 4 Oct
E şimdi sen bu sayfayı açmış, okumaya değer birşeyler arıyorsun.
Okuyacağın hiçbirşey harcayacağın zamanın karşılığı değil, yani değmeyecek. E o zaman iyisi mi sen kapa bu sayfayı ve okumak istediklerini okumuşsun farz et.
Ama ben senin benden duymak istediklerini sana vermeyeceğim…
Text 4 Oct Böyle değildim ben

Böyle değildim ben.
İnce ılık bir yağmur,
Biraz sisli bir akşam
Doyumsuz yazı.
Böyle değildim ben.
Sahi nasıldım ki?

En ucra köşelerdeki,
Kayıp kahkahalarda arayın beni.
Solan yüzlerdeki umudun ışığında.
Bir çocuğun sallanırkenki sevinci.
Bir köpeğin ufak bir kemikle heyecanı.
En tehlikeli yollardaki,
Bitmek bilmeyen serüvenlerde.
Tam da kaçırdım derken yakaladığın yarım ama doyumlu mutluluklarda.
Bir poşetin üzerine ıslanır mıyım acaba endişesi olmadan oturduğun bol kahkahalı son sesteki konserlerde, kucakta.
Acaba beni terk eder mi endişesi taşımadığın tek kullanımlık dans şarkılarında.
Hüzünün de acı gibi hayattan sayıldığı, insansı dokularda.

Böyle değildim ben.
Alttan senfonik bir parça,
Biraz manidar biraz hüzünlü bir gece
Doyumsuz acı.
Böyle değildim ben.
Sahi nasıldım ki?

Ben yaşıyordum.
Şimdi herşey beklemede.


Design crafted by Prashanth Kamalakanthan. Powered by Tumblr.